İçtiğim su çok rahatlatıyordu yanan içimi. Yüzüm çok yanıyordu. Yanımda kalan refakatçiye rica ettim ayna getir yüzüme bakayım diye. Gitti geldi yok dedi. "Nasıl yok benim odamda var." dedim. "Baktım yok." dedi. "Yalan söylüyorsun getirmek istemedin." dedim. Tekrar yolladım. Gitti yine eli boş geldi. Yok, hiçbir yerde bulamadım dedi. Biz konuşurken eşim geldi. "Ne istiyorsun?" dedi. Ayna dedim, yüzümü merak ediyorum. Ağlayarak, "Senin yüzün mü değişmiş ayna istiyorsun?" dedi. Peki sen neden ağlıyorsun dedim. Yüzün için ağlamıyorum; ellerin, ayakların için ağlıyorum dedi. Ama inanmamıştım eşime.