ve duyacaksın onun sesini kendi zihninin içinde.
Sana, senin içinden seslenecek o gözler.
Yüreğinden, kasıklarından, zekândan konuşacak seninle.
Ondan öğreneceksin dibe batıp, sonra ayağa kalkmayı.
Ondan öğreneceksin kazanmak için,
önce her şeyini yitirmen gerektiğini.
Ondan öğreneceksin ölüm olmadan, yaşam da olamayacağını.
Ondan öğreneceksin, hayatın renklerinin
bir yanılgı olduğunu
büyük gerçeğin
karanlıkta gömülü olduğunu.
Ve bir dörtlük fısıldayacak kulağına:
"O çok sevdiğin asil görünümlü köleler,
sen uçurumun kenarındayken neredeler?
Bak, kendinle baş başa kaldın şimdi,
sen hükmederken onlar çürüyecekler."