Şairin Coğrafyası, okuru elinden tutup tarihsel süreçte İslam beldeleri arasında bir gezintiye çıkarıyor. Şehirleri, dağları, dereleri, çölleri gösteriyor ve dolaştırıyor. İslam şiirinde coğrafi unsurların estetik ve semantik değerini Türk, Arap, Fars ve Urdu şiirinden örneklerle izah ediyor. Kâh İmruulkays ile "Durun ağlayalım!" diye hayıflanıyor, kâh Nedim ile "Yürü serv-i revanım, gidelim Sa'dâbâd'a!" diyerek keyifleniyor.
Şairin Coğrafyası edebiyatla, tarihle, tasavvufla ve dillerle ilgili herkesin dikkatini cezbedecek bir kitap. Ama dahası, isteyenin buyurup katılabileceği bir dost meclisi, adeta kadim zamanlardan bugüne ışınlanmış bir şiir ve helva sohbeti...