Bazı günler vardır; yalnızca gökyüzü değil, insanın içi de yırtılır.
Atlas, tanrıların sustuğu, düzenlerin çöktüğü bir dünyada büyür. Efsaneler artık masal değil, hayatta kalmanın dilidir. Bu çağda gerçek ile mit, insan ile kader arasındaki sınırlar silinmiştir.
Bu bir kahramanlık hikâyesi değil; yük taşımanın destanıdır.
Atlas, omuzlarında yalnızca kendi kaderini değil, unutulmuş bir dünyanın hatırasını da taşır.
Çünkü asıl soru şudur:
Göğü yırtan güç dışarıdan mı geldi, yoksa insanın içinden mi?