Ülkem insanı, Batı ile Orta Doğu arasında, modernlik ile muhafazakârlık arasında, bilim ile dogma arasında, entelektüellikle cahillik arasında arafta kalmıştır.
Aydınlanmadan nasibini almak üzereyken karşı devrimlerle sekteye uğramış, aydınlık ile karanlık arasında arafta kalmıştır. Bugün bir zihniyet devrimine gereksinim vardır.
Toplumumuz, zamanın ruhunun ivmesiyle modern dünyada yolunu ararken işte tam da bu noktada bir destek atılması gereksinimine karşılık gelecek olan bu roman yazılmıştır.
Yaşlı, modern bir bilge ile genç bir kızın gezegenimiz üzerinde yürüyerek yaptıkları soyut ve fantastik bir yolculuk üzerine kurulan bu roman, tematik olarak dünyayı ve insanı yeniden tanımlamayı, insanı gezegene yeniden koymayı amaçlar. Felsefi bağlamda toplumların tarihine farklı bir bakış açısıyla yaklaşır; devrimler, din, ideoloji, siyasi akım, uygarlık gibi konulara değinerek iyi ve doğru olanı araştırır. Felsefe, bilim, sanat, aydınlanma ve entelektüelliğe dair evrensel gerçekleri felsefi bir tarzda ortaya çıkarır.