Bünye ve Damak Emretti, İrade Hükmetti, Mide Kelepçelendi
Hayatta en çok fazla çaba göstermeden rahat rahat yaşayan insanlara, bir de yiyip içip asla kilo almayanlara özendim.
Ya bu ne yaman çeliki annem? Öküz gibi yerler yerler yerler, ama kilo almazlar. Hatta sizin on katınızı yerler. Bir de "bünye" der geçerler.
Bu bünye nasıl ve nice bir şeydir? Bu bünye neden insandan insan farklılık gösterir?
Peki ya "damak..." Sen nasıl bir şeysin? Senin ne farkın var diğer damaklardan?
Bir de "midecik" var şişkolaşmaya giden süreçte!.. En masumu, en yorgunu ve dost olanı o. Oysa kelepçe vurulan ve mahkum edilen de o!..
Asıl "şişkoluğa" giden sürecin suçlusu, irade denen sanal, ayağı yere basmayan, gözle görülemeyen, elle tutulamayan şey.. Ben yemek yemede ve sevdada ona sahip olamadı, birçok konuda olmama rağmen. Elveda irade, çünkü sen zayıf olanları seçtin..
Galiba ben en çok yüreğimi sevdim.. Ona yıllarca kan yerine yağ akıttım, ama o yorulmadan kocaman olup sardı, çevremdekileri. Ara sıra değmeyene attı deliler gibi, ama şimdi birlikte büyüyüp olgunlaştık biz. Başardığımız şeylerde el eleydik, ama başarısızlıklara boyun eğdik sessizce. Sen hep önemli oldun benim için, bir daha dünyaya gelsem yürek olarak seni seçerdim biliyorsun..
Bu kitap, iyisiyle kötüsüyle, mutlulukları mutsuzlukları, zaafları, iniş ve çıkışlarıyla bir "şişko"nun masalı. Bu masal tüm şişkolara armağan..
Gökten üç elma düşmüş, şişkolar yakalayıp midelerine götürmüş...