"Kaybettikleri oğulları, kızları, eşleri kardeşleri, yoldaşlarıydı.
Hepsinin yüreğinden bir parça, hepimizin yaşamında aydınlık yarınlara yönelen bir ışıktılar. Işık vurdukça karanlığın bekçileri korktular, kaçtılar. İnsanlıkları yoktu onların... Elleri kirli ve kanlıydı. Sevmezlerdi evlatlarını, ana baba yürekli olamazlardı onlar. Kirliydi elleri, paslıydı yürekleri. Anlayamazlardı "Yavrum nerede?" diye soran anaları.