Şimdilik bütün mesele şuradan çıkmaktı. Çıkmaktı ama, uzayıp duruyordu.
Saçaklardan parçalanan acı rüzgârı, içini sızlata sızlata gelip geçen trenlerin sesini, derinden derine yankılanan denizin gümbürtüsünü dinleyerek, malta boyunda volta atarak, gittikçe kuvvetlenen "Aslan Tomson"luğunu düşünerek, gün kavuştuktan sonra marangozhaneden dönen "Böcek"in yolunu bekleyerek yılbaşı geldi, geçti.
(Kitap'tan Shf.260)