Sosyal güvenlik, klasik tabirle beşikten mezara kadar insan hayatının gündeminde olan bir müessesedir. Gerçekten de doğum yardımlarıyla başlayan süreç, cenaze yardımlarına kadar devam eder. Sadece çalışanların değil, ev hanımı, işsiz, öğrenci, emekli ve kısacası 72 milyonun ortak paydasıdır. Bununla beraber hayatımızın tamamına yayılan sosyal güvenlik, en az bilinen ve yine en az uzman yetiştirdiğimiz alanlardan birisidir. Esasında bu alanda yazılmış hatırı sayılır sayıda kaynak kitap mevcuttur. Fakat bu kitapların neredeyse tamamına yakını, muhasebeci, mali müşavir, personel ve insan kaynakları yöneticileri gibi konuya mesleki ilgi duyan çevrelere hitap etmektedir. Sınırlı sayıdaki diğer bir kısmı da konuya teorik açıdan yaklaşmaktadır. Şüphesiz bu yönüyle de söz konusu eserler çok ciddi bir emek ürünü olup çok önemli birer boşluğu doldurmaktadır. Ne var ki mevzuat diline ve teknik terimlere yabancı olan ortalama vatandaşın da temel sosyal güvenlik haklarını öğrenmeye ihtiyacı vardır.
Gerçekten de sosyal güvenliğin terminolojisine aşina olmayan milyonlarca insanımız, bu alanda nelerin olup bittiğini, kendi çalışma hayatında ve emeklilik planlarında nelere dikkat etmesi gerektiğini merak ediyor. Bu merak, yakın zamanda Türk sosyal güvenlik tarihinin en büyük reformunun yapılmasıyla birlikte zirve noktaya ulaşmıştır dersek abartmış olmayız. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi devasa kurumların tarihe karışarak yepyeni bir kurumun (Sosyal Güvenlik Kurumu) ortaya çıkmış olması, pek çok konuda köklü değişikliklere gidilmesi, Genel Sağlık Sigortası gibi çok büyük bir projenin hayata geçirilmiş olması, işin uzmanlarını dahi takip ve idrakte aciz bırakmıştır. İşte bu çalışma, geniş halk kitlelerindeki sosyal güvenlik merakını gidermeye ve işçi, işveren, esnaf, memur, çiftçi, isteğe bağlı sigortalı, emekli, öğrenci ve daha sayamadığımız bütün sosyal kesimler için başucu kitabı olmaya namzet olarak hazırlanmıştır.