İki asra yakın, devamlı değişmeye çalışıyoruz. Değişmenin adı, önceleri inkılaptı; sonra devrim oldu. Her devrim cemiyetimizin ruh dünyasından bir şeyler devirdi, gitti.
Fakat bütün gaflet ve ihanetlere rağmen, gitmeyen birşey vardı; bu birşey, giden her şeyi tekrar verebilecek olan özdü, temeldi...
Devrimlerin Deviremediği, ruhu ayakta tutan kuvvetti. Dünün haşmetini borçlu olduğumuz bu ruh kuvveti, yarınımızın da ab-ı hayatı olacaktır...