Duvar'daki şiirler, belki harbi etiyle kemiğiyle yaşamamış; ama gazete, radyo ve sinema yoluyla bir yandan; fırında kaybolan ekmek, seferber edilmiş ordu, pasif korunma ve karartmalar yoluyla öbür yandan; harbin sertliğini ve hainliğini 'etinde duymuş' bir harp delikanlısının şiirleri... Duvar şiirleri, tek parti diktasının, en faşizan baskılara başvurduğu yıllardan savrulup geliyor: Sıkıyönetimden, askeri mahkeme sanıklığından, Sansaryan Hanı'ndaki dar hücrelerden geliyor...