"Sarısına kara çalınmış bir eylülün, yani, bu son eylülün kurutamadığı kaç kök kaldı toprağında, kaç dal, kaç çiçek... Ben, sen ve o, benim, senin ve onun çoğulları, kimin savurduğu defterlerle güme gitti? Ya da kimin savurmadığı sayfalarda saklı acaba?"