Çamların altından kahkahaları yükselen gençler, mümtaz Şefik Bey'in birden gürliyen sesiyle durdular. Emekli albak, köşkün taraçasından uzanmış.
- Sacit nerede kaldı? Hala gelmedi mi? Diye Soruyordu.
Nişanlısının anlattığı tuhaf bir hikayeyi dinlerken gözlerinden yaş gelen Beyhan doğruldu:
- Hayır amca, dedi.
Sonra boğazını gıcıklayan bir kahkahayı tutamıyarak ekledi:
- Şimdi nerede ise gelir. Zavallı çocuk; siparişlerimiz peşinde koşuyordur, her halde!..