Filiz Kocabıyık kimdir? Zonguldak Ereğli'de doğmuş, cici kız olması öğretilmiş, sıradan bir Anadolu kadını. Ev hanımıyken, kendisini çocuklarına adamış bir anneyken, eşinden ayrılmış, savaşmış, iş ve başarı konusunda ciddi yol kat etmiş, dürüst,güçlü bir kadın olduğunu ispatlamanın bütün yollarını denemişti. Bir insanın hayatı bir hikâyeden ibaret değildir. Hikâyelerle doludur. Doğduğumuz yer, ülkemiz, dilimiz, dinimiz, ırkımız, ailemiz, akrabalarımız, cinsiyetimiz, doğduğumuz çevre ve kültürleri seçerek dünyaya gelmeyiz. Buna aynı zamanda, İlahi kader denir. İlk hikâye bizim kaderimizdir. Sonrası ise "kaderinizi; çabalarınıza bağlı kıldık",ayetinde desteklendiği gibi yeni hikâyeler yazabilme, yeni hikâye ve senaryolarda olabilme özelliğini içerir. Merkez noktalar ise standarttır. Doğduğun yerden gitsen de, memleketin yine senin memleketindir. Cinsiyetin ırkın ve ailen gibi, diğer ilahi kader unsurlarının da yine, asla değişmeyeceği gibi... Sonraki dönemimde, iflas ettim, işimden oldum, eşim gitti, evim gitti, doktorların iyileştiremediği bir hastalık ve yaşama dönmek istemeyen bir mevcudiyetle kalakalmıştım. Dokuz ay dünyada yaşamayı reddeden bir beynin, narkolapsi hastalığıyla derin uykuya dalmıştım. Gördüğüm rüyaların hayatımı değiştirdiği, uyanmaya çalıştığım bir sürece girmiştim. İçimden çıkamadığım, aslında, hep bende olan gerçeğime, özüme inanmadığım için, bastırdığım, kabul etmeyi ret ettiğim, kendime güvenmediğim, gerçek benimin ortaya çıkması için, tüm kimliklerden sıyrılabileceğim, kendimi bulma hikâyesine girmiştim artık.