Bilgi çağının gereklerinden birisi de yabancı dil becerisini kazanmadır. Bu temel gerçeğin herkes tarafından her geçen gün artarak anlaşılması, biz dilbilimcileri bir taraftan sevindirirken diğer taraftan da yabancı dil öğretme konusunda bizi yeni arayışlara, yeni çalışmalara itmiştir.
Ülkemizde yabancı dil öğretimi konusundaki kaynaklara baktığımızda, büyük bir orantısızlık göze çarpmaktadır. İngilizce öğretimine yönelik hazırlanmış pek çok kaynağa ulaşmak ülkemizin en ücra köşelerinde bile mümkündür. Buna karşılık, diğer dillerde özellikle de Almanca öğretimi konusundaki kaynaklar çok sınırlıdır.