Bir Yüzleşme Daveti, Bir 'Olgun İnanç Güzel İş' Çağrısı
Din hayat nizamıdır. Dinin değerleri hayatı yaşanır kılan ilkelerdir, prensiplerdir. Dini reddedebilirsiniz, dinin önerdiği hayatı kabul etmeyebilirsiniz. Ama, dinin bütünü içinden bir meseleyi alıp kendi kurguladığınız hayata yamayıp "Aaa! Bu burada iyi durmuyor!" derseniz, bırakın başka şeyleri, ortalama zekanızın olduğundan da şüphe edilir...
Siyasette kendi değerlerimizle bir yaşam sunduk mu bu topluma?.. Üç gün önce küfrettiğine beş gün sonra övgüler düzmeyi, dün methettiğine bugün sövmeyi siyaset saymadı mı temsilcilerimiz? Yüzleşsenize!.. Bu toplumun içinde kendi değerlerimizle var olma talebimiz, çabamız oldu mu hiç? Yüzleşseniz ya!..
Özgürlüktür Medine, kendi değerlerinizle bir yaşam kurmuşsanız Medine yaşadığınız yerdir...
Siz Medine'yi nerede arıyorsunuz? Medine bizim yüreğimizde, Medine bizim gönlümüzde, Medine bizim düşüncelerimizle fikirlerimizde...
Medine'de yaşamak bizim elimizde...
Bakın ne söylüyor koca şair: "Gel efendim, gel de bitsin bu dünya sürgünümüz."
Firar etmeye hazır mısınız? Hazır mısınız bu dünya zindanından çıkmaya? Onu davet edeceğiniz Medine'niz var mı?..
Kadınlar, erkekler, yaşlılar, çocuklar yollara düşmüş bekliyorlar mı Kainatın Efendisini? Medine'de bekliyor musunuz? Medine'yi yaşıyor musunuz?..
Çağırın öyleyse Efendim'i... Gelecektir, gelecektir, gelecektir; siz "şarkı"larınızı söyleyin...