Şövalyelerin planına karşı, serdengeçtilerin yüreği
Planlanan karanlık ilerleyişe, adı tarihe altın harflerle yazılacak kırk yiğit karşı koyar. Onlar, ne ünvan sahibidir ne zırh taşırlar. Onların silahı sadakat, zırhı inançtır. Onlar, Osmanlının fedakâr neferleri olan serdengeçtilerdir.
Sıradan bir çarşı gününde başlayan bu büyük mücadele; sokaklarda, hanlarda, dağlarda ve saray koridorlarında sürüp giderken, serdengeçtiler düşmanın savaş düzenine karşı akıl, cesaret ve sadakatle direnir. Zırhların gölgesine karşı, halkın duasını ve milletin umudunu kuşanırlar.
Onlar ne zırhın gücüne, ne kılıcın parıltısına değil, vatan aşkına ve sarsılmaz inançlarına dayanırlar. Her biri, canını feda etmekten çekinmeyen bir kahraman; bir milletin kaderini omuzlayan birer efsane...
Kılıç mı keskindir, yoksa inanç mı?
Cevabı bu romanda arayın...