"Suçun olduğu her yerde bana göre bir şey vardır paşam."
19. yüzyıl İstanbulu... Payitahtın sisli ve tekinsiz sokaklarında ne paşaların ne de zaptiyelerin çözmeye cüret edemediği iki karanlık vaka.
O, devrin kurallarına uymayan, zekâsını devletin kılıcı gibi kullanan yegâne isimdir: Müstantik Vahdet Rıza Bey.
Vahdet Rıza Bey, Osmanlı arşivlerinden Plevne Harbi'nin en acı hatıralarına uzanan bir ihanet zincirini deşifre ediyor.
Sirkeci Garı'ndan buharlaşan bir adamın, bir çift pahalı kol düğmesinin ve kayıp altınların peşine düşerek, intikam ateşiyle yanıp tutuşan bir ruhun hikayesini gün yüzüne çıkarıyor.
Vahdet Rıza amirleriyle çatışırken, gerçeğin peşinden yılmadan koşuyor. Çünkü biliyor ki: Adalet, kurşunun aksine hedefine ancak zekânın rehberliğinde varacaktır.
Soluksuz bir macera, otantik bir atmosfer ve keskin bir zeka...
Türkiye polisiyesinin köşe taşlarından Vahdet Rıza Bey,
okuru İstanbul'un dehlizlerinde unutulmaz bir
kovalamacaya davet ediyor.