Zaman kırıldığında
içimizden dökülenler,
birer dizeye dönüşüyor.
Bu kitap, tam da o anların ardından yazıldı.
Kendine çarpan adımların,
suskunlukla şekillenen kelimelerin,
ve bazen bir papatyanın
bizi bizden daha iyi anlatışının hikâyesi bu.
Belki senin de içinden geçmiştir bu zamanlar.
Kırık bir saatin,
yalnız bir sandalyenin
ya da sessizce açan bir çiçeğin diliyle...