Bu metin boyunca ele alınan filmler, yalnızca Soğuk Savaş'ın sinemadaki yansımalarıyla kalmayıp o dönemin korkularıyla baş etmeye çalışan insanların ürettiği hayal gücü kayıtları olarak okunmuştur. A ve B tipi ayrımı, filmleri "iyikötü" ya da "büyükküçük" diye ayırmak bir kenara; korkunun bazen cilalı, bazen ham ve bazen de doğrudan hangi yollarla anlatıldığını görmek için bir araç olarak kullanılmıştır. İncelenen yapımlarda ortaklaşan nokta ise nettir: Tehdit çoğu zaman gökten inen bir uzaylıdan ya da bilinmeyen bir organizmadan gelmez, insanların birbirine duyduğu güvensizlikten, kontrol edemediği bilimden ve kendi yarattığı sistemin içindeki problematiklerden doğar. Soğuk Savaş bilim kurgusu, bize sürekli aynı soruyu sordurur:
Düşman gerçekten dışarıda mı, yoksa çoktan
aramızda mı?