Yürüdüğün menzillerde zaman başka türlü akıyordu. Gölgen ışığın önüne geçiyordu. Sanki güneş bile sana yetişemiyordu. Baktığın mahallerde hava katmanları yer değiştiriyordu; sıcakla soğuk çarpışıyor, içimde görünmez fırtınalar doğuyordu. Sonra uzun bir sessizlik... Fırtınadan sonra kalan, insanın içini ürperten o berrak boşluk.Gözlerin... İki ayrı deniz gibiydi. Biri derin, karanlık ve suskun. Diğeri her an taşmaya hazır, kıyılarını zorlayan bir su... Hangisine baksam içimde bir akarsu ürkekçe yön değiştiriyordu. Bazı insanlar bakışlarıyla insanın iç coğrafyasını yeniden çizer. Sen bunu yapıyordun. Farkında olmadan, izinsiz ama kalıcı.