"Fırat'a yakın, unutulmuş bir kasaba...
Taş sokaklar. Gölgeli avlular. Göğe bakan suskun gözler.
Ve o sessizlik içinde yüzyılların yükünü taşıyan derin bir sır.
Yeni atanmış bir öğretmen, kasabanın tozlu sessizliğinde birtuhaflık sezer.
Herkesin bildiği, ama kimsenin dile getirmediği bir hikâye vardır burada.
Özellikle de yaşlı kadınların üzerinde asılı duran o görünmeyen örtü...
Sanki hepsi aynı yerden gelmiş,
Aynı kaderi taşımış gibidir.
Otuz kadın.
Otuz yaşam.
Otuz sır."