Bazı yollar yürünmez.
Hatırlanır.
Gökçen, çocukluğundan beri rüyalarında çağrılan bir yolun eşiğinde yaşar.
Bir beyaz kurt, dedesinden kalan çatlak camlı bir saat ve ataların hafızasından yükselen kadim bir ses, onu unuttuğu bir hakikate doğru sürükler.
Agartha bir yer değildir.
Yerin kalbi, bilginin saklandığı merkezdir.
Türk mitolojisinde Ergenekon diye fısıldanan o kapalı vadi, aslında aynı hatırlayışın adıdır.
Bu yol; dağın içinden geçer, karanlıktan doğar.
Demir erir, kabuk çatlar, insan kendisiyle yüzleşir.
Giren herkes çıkamaz.
Çıkan herkes eskisi gibi kalamaz.
Gökçen'in Yolu, şamanik hafızanın, atalarla kurulan bağın ve bir kadının kendi özüyle yeniden doğuşunun hikâyesidir.
Ergenekon'dan çıkış, Agartha'yı hatırlamakla başlar.