Bazı yaralar zamanla iyileşmez. Bazı lanetler, sadece yaşanarak anlaşılır. Zamanla değil, suskunlukla büyüyen bir acının hikayesi bu. Umutla başlayan bir yolculuğun, karanlıkla biten durağında nefes alan insanların iç sesi. Her şey normal görünüyordu; ta ki sessizlik çığlık kadar ağırlaşana dek.
Bir seçim, bir kayıp ve geri dönülmez bir karar...
Ve sonra başlar: Çaresizliğin laneti.
İnsanı deliliğe sürükleyen bir şehirde, gerçek ile hayal arasında sıkışıp kalan bir kadının ya da belki de bir toplumun iç dünyasına yapılan sarsıcı bir yolculuk. Kimi lanetler dışarıdan gelmez, içimizde büyür. Kimi kurtuluşlar, daha da büyük yıkımların kapısını aralar. Bu kitap, yüzleşmekten kaçtığımız karanlık yanlarımızla bir hesaplaşmadır.