Kentte sıkışıp kalmış bir yazarın yalnızlığını, içe dönük sarsıntılarını ve kırılgan hafızasını odağına alan kitap, bireysel deneyimi kolektif bir duyarlığa dönüştürüyor. Tansıklar bölümünde ise her metin bir tanıklık, bir anı, bir iz sürme biçimi olarak karşımıza çıkıyor.
Levent Karataş, yaşanmışlıkları süzerek, fazlalıkları eleyerek ve dili incelterek yazıyor; anlatmakla yetinmiyor, gördüğüne ve tanık olduğuna yeniden bakıyor. Melez Peri, yalnızlığın ve hafızanın iç içe geçtiği bir anlatı dünyası sunuyor.