Doğum raporumuzdan ölüm raporumuza kadar her şey yazılabilir bir beyaz kağıda. Bilinen, öğrenilen, öğretilen ve yaşanılan her şey beyaz bir kâğıdın eseridir aslında. O kâğıtlara hayallerimizi, umutlarımızı, neşelerimizi, acılarımızı, öfkelerimizi, aklınıza gelebilecek her türlü duygu ve düşüncelerimizi sığdırırız. Ve bazen de beyaz bir kâğıtla baştan sona değişebilir hayatımız tıpkı Yeşilyurt'ta yalnız başlarına yaşayan Osman Emmi ve Sultan Ana'nın hayatlarını değiştirdiği gibi.
Yeşilyurt, bozkırın ortasında yeşil kalabilmeyi başarmış küçük ve yoksul bir köydü. Osman Emmi ve Sultan Ana, bu köyde üç tane koyunlarıyla birlikte yalnız ama mutlu ve huzurlu bir hayat sürmekteydi. Ancak bir nisan sabahı, köyün muhtarına gelen bir kâğıtla hayatları bir anda altüst olan Osman Emmi ve Sultan Ana, o kâğıttan sonra da kendilerini zorlu bir mücadelenin içinde buldular.