Bu kitapta yer alan öyküler, bir bavula sığmayan hayatların, bir sınır çizgisine sıkışmayan duyguların izini sürüyor. Kimi zaman tek bir ayakkabının eksikliğinde, kimi zaman bir sıra numarasının soğukluğunda; bazen bir sınıfın sessizliğinde, bazen bir ninninin fısıltısında... Her hikâye, "mülteci" kelimesinin ardına gizlenen insan yüzlerini görünür kılmak için yazıldı. Çünkü göç, yalnızca bir yer değiştirme değil; dilin, güvenin, hatıranın ve umudun yeniden kurulmasıdır.