Alkor, gecikmiş bir adamdır. Bütün şiirlerinde hissedilir bu. Bu gecikmişliği bir şikâyetname hâline getirmeden şiirleştirmeye girişir. Anadolu bu anlamda mitolojilerin kökeni değil, onda, şiirlerindeki söylemsel inşanın bir yanını temsil eden kaynaklardan biridir ve elbette merkezidir ama önemi de sözünü ettiğim, şimdiye dönük bir yorum olanağı sunmasından ileri gelmektedir.
Ölü bir çağlayanla kucaklaşınca erselik masallar,
çok eskiden yağmurun maviler giydirdiği iki tanrıça
(Uygarlık ve Persephone) donarak baktılar samur aynaya.
Nereden bilsinlerdi kuraklığın bu denli ilerlemiş
olduğunu?...
(Can Alkor, "Anadolu")