Hayvanların dili yoktur deriz; oysa onların da acısı, korkusu, sadakati, sevgisi ve sessiz çığlıkları vardır. Bazen bir yaralı kuşun kanadında, bazen çöplükte bulunan bir kuzunun titreyen bedeninde, bazen de kaybolmuş bir köpeğin gözlerinde insanın kalbine dokunan derin hikâyeler saklıdır. Veterinerlik, yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; çoğu zaman sessiz canların hayatına dokunmak, onların taşıdığı görünmez yükleri anlamak ve kimi zaman da insanların unuttuğu merhameti yeniden hatırlatmaktır.
Veteriner Öyküleri, işte bu sessiz dünyanın kapısını aralayan hikâyelerden oluşuyor. Bu eserde yalnız hayvanların değil, onlarla yolu kesişen insanların da mücadeleleri, korkuları, umutları ve vicdanları yer alıyor. Her öykü, bir yaranın sarılışını, bir hayatın yeniden tutunuşunu ve insan ile hayvan arasındaki o görünmez ama güçlü bağı hissettirmeyi amaçlıyor.