Hayat; bitmiş bir yapı değil, sürekli inşa edilen ve çoğu zaman eksik kalan bir şantiyedir.
Necdet Uçan, yaşamı sadece "yaşananlar" üzerinden değil, "yazılamayanlar" üzerinden de okumaya davet ediyor. İnsan, sadece başarılarıyla değil, kırıldığı yerden verdiği "insan kalma" mücadelesiyle tanımlanır. Yaşamın boş bir tuvalden ibaret olduğunu hatırlatan şair, okuru attığı taşın kendisi yerine, o taşın ruhunda ve dünyada bıraktığı halkalara
bakmaya zorluyor.
Düştüğün yerin değil, ayağa kalkmayı seçtiğin anın kaydını tutmak isteyenler için...
Ve hayat dediğin, yaşamakta ısrar ettiğin kadardır.
"Hayat dediğin, karardığında değil; aydınlığı göze aldığında başlar.
"Hayat, büyük laflarla değil ayakta kalabilenlerle anlatılır."
Bu kitap hayatı açıklamaz.
Onu olduğu yerde bırakır: Kırık, eksik, inatçı. Okurunu teselli etmez. Ama yalnız da bırakmaz.