Bazen kendini bulmak için önce kaybolmak gerekir.
Eski bir konservatuvarın tozlu koridorlarından başlayan arayış, aynaların arkasındaki bir ormanda devam ediyor ve soğuk bir mahkeme salonunda son buluyor.
Seda, şöhretin gürültüsünden kaçarken, ihanetin sessiz çığlığıyla tanışıyor. Piyano tuşlarından dökülen notalar, yerini mahpushane ranzasında yazılan satırlara bırakırken tek bir soru kalır geriye:
Kırılan bir kalp, kendi vicdanının sesini yeniden duyabilir mi?
Lokman Öğülmüş'ün kaleminden, müziğin ve hayal gücünün iç içe geçtiği, psikolojik derinliğiyle sarsan bir roman.