Şairler türler arası gezdiklerinde okuduğunuz metnin arkasında bir şair bakışı olduğunu hemen hissedersiniz. 160. Kilometre Şair Anlatıları dizisinde şairin bu kadim serüvenini hatırlatıyor.
Biri çoktan sıfır tüketmiş, diğeri çoktan ölmüş olması gereken iki adam bir define haritası bulursa ne yapar? Elbette öyle bir külfete girişmezler. Peki bir hayır sahibi tutmaya yeltenirse ellerinden? Mağruriyetle geri çevirirler. Ya lotaryadaki en büyük ikramiye isabet ederse? Akyazı Köylüleri Parabolik Değişim ve Ruh Göçü Derneği'nin yardım sandığına bağışlanır o para. İyi ama ya gözüpek bir yayıncı gemalmaz iki öykü kahramanına dönüşmelerini teklif ederse? İşte o zaman soluksuz bir orjiden yaka silkerek dönen James Thurber'ın sitemkâr haykırışıyla uyanılır sabaha: "Ey iffet, bütün gece neredeydin?"
"Son iki bin lirasıyla ortam yapmaya kalkmış dangalak. Ben memur adamım, diyor. Bir kahve içmişler adamla yardım kampanyası ayağına. Ben bugüne kadar çok temiz gelmiştim, bugün bozuldum. Robin Hood'lar var burada. Yardım kampanyalarına sizden kopardıklarını yatırmaya kalkarken dolandırılıyorlar. Siz nerede sidikli işler var onlarla uğraştınız, onlarla uğraşacağınıza bununla, Robin Hood'lukla uğraşsaydınız. Sürekli görüştüklerimden birinin ahbabıymış. Herkes sertleşti, herkes bozuştu. Sonra Uzunkum'da bir parti yapıldı. Yasaklı madde getirilmiş villaya. Yirmi-otuz kişi var. Bütün küstüklerimle o gün barıştım."