Yalnızca içindeki insanlar zamana karışır.
Osman, her şeyden kaçarak bir adaya gelir.
Yorgun, kırılmış, suskun. ..
Sığındığı eski evin kapısını açtığında fark etmediği bir gerçeğin eşiğine basar:
Bu eve ondan önce biri daha sığınmıştır.
Yıllar önce.
Başka bir ülkeden.
Başka bir hayattan.
Aynı kırgınlıkla.
Taisia.
Bir piyanistin, sürgünün ve anneliğin yarım kalmış hikâyesi bu evin duvarlarına; eşyalara, kokulara ve sessizliğe sinmiştir.
Osman o evde yalnız değildir. Çünkü bazı hatıralar sahibini bekler.
İki ayrı zaman.
İki ayrı hayat.
Aynı mekânda kesişen tek bir kader.
Lâmekân, geçmişin unutulmadığını, yalnızca yer değiştirdiğini anlatan; mekânın hafızası, insanın yazgısı ve zamanın sessiz bağları üzerine kurulu sarsıcı bir roman.
"İnsan bazen nereye gittiğini değil, kimin bıraktığı izlere bastığını bilmeden yürür."