Bir babanın nasırlı elleri, evlatlarına açılan yola dönüşebilir mi?
Demir; yokluğun, öksüzlüğün ve Fırat kıyısında büyüyen sert bir hayatın içinden geçer. Çocuk yaşta kayıplarla tanışır fakat acı, onu tüketmek yerine adı gibi sağlamlaştırır.
Yıllar sonra demir yolunda çalışan bir işçidir artık. Rayların üzerinde geçen ömrü; alın teriyle, sabırla, fedakârlıkla ve çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakma arzusuyla örülüdür. Onun ellerindeki nasırlar yalnızca emeğin değil sevginin ve direnişin de izidir.
Demir Yolu İşçisi, Anadolu insanının sessiz gücünü, baba fedakârlığını ve yokluktan umuda uzanan sarsıcı bir hayat mücadelesini anlatıyor.
Bu romanı okurken bir işçinin değil bir babanın kalbine dokunacaksınız.