Bu kitap; Ahmet Kutsi Tecer'in özleminden, Mehmet Akif Ersoy'un hakikat sesinden, Necip Fazıl Kısakürek'in derinliğinden ve Sezai Karakoç'un duygu ve diriliş ufkundan süzülen bir yolculuktur. Ama bu yolculuk sadece geçmişe değil; aynı zamanda kalbin en eski, en sahici yerine doğrudur.
Bu sayfalarda bazen bir çocukluk akşamına, bazen bir yol kenarı ağacına, bazen de hiç gidilmemiş ama hep hissedilmiş bir yere rastlayacaksınız. Çünkü bazı şehirler, ilçeler, köyler haritada değil, insanın içinde yaşar. Bir mısra gibi düşer insanın içine: yol, toprak, hatıra.
Bu kitap, bastığı yerleri toprak diyerek geçmeyenlere; tanıyanlara ve vatan topraklarını içinde taşıyanlara bir çağrıdır.