"İçindeki beni bile kandıracağını sanıyorsan yanılıyorsun. Ancak bastırabilirsin... Çoğu zaman yaptığın gibi."
Her şeyin başlangıcı para mı? Gerçek ile yalan arasındaki çizgi gerçekten bu kadar ince mi? Ahlak nedir? Aldatmak ve aldatılmak insanı nasıl değiştirir? Aşk yalnızca karşı cinse mi yönelir? İnsan, sevdiği gibi yaşayabilmek için nelerden vazgeçebilir?
Bella, aynaya baktığında yalnızca yüzünü değil; geçmişini, korkularını, arzularını ve sakladığı gerçekleri de görür.
İstanbul'un kalabalık sokaklarından Bodrum'un sıcak kıyılarına, Milano'nun zarafetinden Atina'nın eski taşlarına uzanan bu yolculukta, Bella kendi gerçeğini ararken okurunu da kendi iç dünyasının derinliklerine davet ediyor.
Bu roman, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; insanın kendini bulma, özgürleşme ve yeniden doğma hikâyesidir.
Çünkü bazen insanın en büyük yolculuğu, kendi içine yaptığı yolculuktur.