Zifirden doğan bir ışığın, 66 düğümlü hıçkırığına davetlisiniz."
Bazı gerçekler soru sormayı beklemez; en ağır olanlar sessizlikle öğrenilir. Bu eser; Eskişehir garında üşüyen anıların, Porsuk kenarında donan hayallerin ve mühürlenmiş dudakların ardındaki o sinsi sızının hikâyesidir. Şair, bu satırlarda sizi yüreğinin en derin kılcallarında, kimsenin uğramadığı o ıssız sokaklarda bir yolculuğa çıkarıyor.
Ayrılığın kalıcı, kavuşmanın ise belirsiz olduğu bu dizelerde; bazen bir vefasızın ruhunuzda bıraktığı o ağır yükü, bazen de mahşerin gölgesinde beklenen o sonsuz buluşmayı bulacaksınız. Kalemden dökülen her uyak bir sancı, her mısra ise geçmişin harabelerine bırakılmış dilsiz bir vedadır.