"Unutamadığım on senelik eski bir hikâyeyi sizin de unutmamanız için yazıyorum..."
Bir devrin karanlık koridorlarında yankılanan bu cümleler, yalnızca bir hatıranın değil; baskının, korkunun, susturulmak istenen fikirlerin ve kırılmayan iradenin de hikâyesidir.
Reha Oğuz Türkkan, Arayan Adam'ın bu ikinci cildinde okuyucuyu Türkiye'nin en çalkantılı dönemlerinden birine götürüyor. 1944 Türkçülük Davası'nın gölgesinde yaşanan tutuklamalar, sorgular, işkenceler ve siyasi hesaplaşmalar; birinci elden tanıklıklarla gözler önüne seriliyor. Bu eser, yalnızca bir dönemin muhasebesi değil, aynı zamanda fikirleri nedeniyle yargılanan insanların vicdan karşısındaki savunmasıdır.
İsmet İnönü'den Hasan Âli Yücel'e, Falih Rıfkı Atay'dan Nihal Atsız'a, Alparslan Türkeş'ten Bülent Ecevit'e kadar Türk siyasi ve fikir hayatının birçok önemli ismi, dönemin atmosferi içinde yeniden değerlendirilirken; okuyucu da yakın tarihin bilinmeyen yönleriyle yüzleşme fırsatı buluyor.
Arayan Adam, bir insanın yaşadıklarından çok daha fazlasını anlatıyor:
Bir devrin zihniyetini...
Bir neslin hesaplaşmasını...
Ve unutulmaması gereken bir yakın tarihi...