Yayıncılık, insanlığın düşünce, bilgi, kültür ve hayal dünyasını nesilden nesle taşıyan en önemli alanlardan biridir. Kitap, yalnızca kâğıt ve mürekkepten ibaret değildir; bir fikrin vücut bulmuş hâli, bir emeğin görünür yüzü, bir medeniyetin hafızasıdır. Bu nedenle yayıncılıktaki her teknik gelişme, aslında bilginin dolaşım biçimini de değiştirmektedir.
Geleneksel yayıncılık uzun yıllar boyunca yüksek adetli baskılar, geniş depolar, dağıtım ağları ve ciddi maliyetler üzerine kuruluydu. Bir kitabın yayımlanması için büyük sermaye, güçlü dağıtım imkânı ve önemli bir risk alma cesareti gerekiyordu. Bu durum birçok değerli eserin okura ulaşmasını zorlaştırıyor; özellikle küçük yayınevleri, bağımsız yazarlar, akademik çalışmalar ve niş alanlara yönelik kitaplar için ciddi engeller oluşturuyordu.
Bugün ise yayıncılık dünyasında yeni bir dönem yaşanmaktadır: POD, yani talebe göre baskı çağı. Bu sistem, kitabın ancak ihtiyaç duyulduğunda basılmasını sağlayarak yayıncılıkta önemli bir dönüşüm meydana getirmiştir. Artık bir eserin okurla buluşması için binlerce adet basılması şart değildir. Doğru hazırlanmış bir dijital dosya, sipariş geldikçe fiziksel kitaba dönüşebilmekte; böylece stok, depo, fire ve yüksek başlangıç maliyeti gibi pek çok sorun azaltılabilmektedir.