DÜLDÜL DAĞI
Başı karlı, sisli ey Düldül Dağı!
Üşütürsün ayazından, yelinden
Eteğin mor sümbül cennetin bağı
Koklatırsın nergizinden, gülünden.
Şifâdır Ilıca'n kükrer tabandan
Derde düşen gelir uzak yabandan
Kırkgöz'ün suyunu içen çobandan
Sorulur güzelin, kızdan, gelinden.
Tarihe tanıksın, bilinmez yaşın
Toroslar, Nurdağı, Berket gardaşın
Üce, Ahır Dağı, olmuş sırdaşın
Eğri Düldül çalar sazın telinden.
Güneyinde Antep, Amik Ovası
Batısında dümdüz Çukurova'sı
Maraş, Gâvur Gölü kuşlar yuvası
Sulanır pınarın sızan selinden.
Harun Reşid kale örmüş önüne
İlbeyoğlu türkü yakmış ün'üne
Karac'oğlan gün eklemiş gününe
AZÂBİ de Harûniye elinden.
Hacı Musa TUNCER (Ozan AZÂBİ)