Keyif aldığın an omzunda beliren o görünmez el, dinlendiğinde içini kemiren o suçluluk, "daha fazlası" için koştururken hiç dolmayan o boşluk... Onları sen icat etmedin; sana miras kaldılar. İki bin yıl önce, tam da senin durduğun yerde duran üç bilge Demokritos, Aristippos ve Epikuros bu yükü fark etti ve ona itiraz etti.
Onlar hazzın bir günah değil, hayatın ölçüsü olduğunu; mutluluğun kazanılması gereken bir ödül değil, yaşanması gereken bir hak olduğunu söylediler.
Bu kitap, o üç sesi bugünün diline getiriyor ve sana çoktan hakkın olan bir şeyi geri veriyor: suçluluk duymadan mutlu olma iznini.
Antik bilgeliği bugünün paraya, tükenmişliğe, kıyasa ve ölüm korkusuna dair sorularına uygulayan bu kitap, kapağını kapattığında elinde tek bir cümle bırakacak.
İyi bir hayat, bir gün gelecek büyük bir mutluluk değil; iyi yaşanmış günlerin toplamıdır.
Ve o günlerden biri, bugün olabilir.