Şair olduğunu söylüyorlar ama ben şüpheliyim. Bu soyaddan böyle bir şairin çıkması neredeyse imkansız görünse de. O, eski usul taş değirmen unu gibi besleyici, kepekli, tam buğday ekmeği gibi şiirler yazmasıyla meşhurdur.
Hüseyin TAŞÇATAN; bir şairden ziyade şiir fabrikası gibi çalışır. Amasız, amansız, dumansız bir fabrika gibi. Bu kitap dahil sekiz kitap çıkarmış bir şiir çağlayanıdır. Daha yayınlanmamış iki klasör şiirlerim var der. Onun zihinfabrikası elektriksiz çalışır. Okuyucu elektrik alır. Nereden alır? Onun şiirlerindeki mavi şimşeklerden alır. Ortalıkta, şöyle rivayetler dolaşır. Hüseyin TAŞÇATAN maviyi tapuda üstüne yazdırmış diye. Oysa o, mavinin üstüne yatmıştır. Bu bir nevi gasptır, suçtur. O rahattır. Ceza kanunında maviyi çalma suçu yoktur. Suç üstü yakalansa taş çatıyordum, der çıkar. Şimdi de mor'a çöktü. "Morötesi Sevdalar" kitabıyla. Bu defa renkleri gasp etmemiş. Maviyi kırmızıya karmış. Bir renk ustası olduğunu kanıtlamış.