Muhafazakar Devrim kavramı, ilk bakışta bir çelişki gibi görünür: Muhafaza etmek ile devrim yapmak, sanki aynı anda mümkün olmayan iki karşıt yönelimi ifade ediyormuş izlenimi verir. Oysa yirminci yüzyılın büyük kırılmaları, bu çelişkinin tarihsel olarak ne kadar üretken olduğunu göstermiştir. Muhafazakar devrim, geçmişe nostaljik bir dönüş çağrısı değil; modern dünyanın yarattığı yıkıma karşı köklere dayanarak yeni bir düzen tasavvur etme iradesidir. Korunmak istenen şey artık kendiliğinden ayakta kalmadığında, muhafaza ancak devrimci bir kopuşla mümkün hale gelir. Lampedusa'nın Leopar'da dediği gibi "Eğer her şeyin olduğu gibi kalmasını istiyorsak, her şeyin değişmesi gerekir."
Eren Yeşilyurt, bu kitapta Muhafazakar Devrim düşüncesini, geçmişten günümüze uzanan temsilcileri ve eleştirmenleriyle birlikte ele alıyor. Farklı düşünürlerle yapılan söyleşiler aracılığıyla, bu kavramın yalnızca tarihsel bir akım değil, günümüz krizlerine karşı güçlü bir entelektüel alternatif sunduğunu ortaya koyuyor.