Önce kurumları ele geçirdiler...
Sonra kuralları değiştirdiler...
Sonra makamlara yerleştiler...
Sonra hakikatin üzerini örttüler...
TRT, yıllar içinde yalnızca yönetim kadroları değişen bir kurum olmadı. Asıl değişen, kurumsal hafızaydı; onunla birlikte çalışma anlayışı, liyakat ölçüsü ve kurum kültürü de dönüşüme uğradı. Kuralların yerini zaman zaman ilişkiler, liyakatin yerini ise sadakat aldı.
FETÖ yapılanmasının yükselişinden 15 Temmuz sonrasına...
İbrahim Şahin döneminden İbrahim Eren dönemine...
Kadrolaşmalardan tasfiyelere...
Dış yapımlardan soruşturmalara...
Mahkeme salonlarından kurum koridorlarına uzanan bu anlatıda, yıllar boyunca yaşananlar; yirmi yedi yıldır TRT'de görevini sürdüren bir çalışanın tanıklıkları, ulaştığı belgeler ve ödediği bedeller eşliğinde aktarılıyor.
Bu kitap, yalnızca bir kurumun hikâyesini anlatmıyor...
Değişen isimlere rağmen değişmeyen yöntemleri...
Liyakat ile sadakat arasındaki mücadeleyi...
Makam tutkusu ile hakikat arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor.
Çünkü bazı insanlar makamlarını korumak için susar.
Bazıları ise bedel ödeyeceğini bilse de konuşmayı seçer.
Makamlar geçicidir.
İsimler değişir.
Hakikat ise er ya da geç ortaya çıkar.
Bu kitap, makamları ele geçirenlerin değil; hakikati kayda geçirenlerin hikâyesidir.
"Çünkü susmanın bedeli, bazen konuşmanın bedelinden daha ağır olabilir."