Cankurtaran Köyü'nün sessizliğine bir seher vakti çıkıp gelen esrarengiz bir ihtiyar...
Omzunda yılların yükü, dilinde Yunus Emre'nin dizeleri, kalbinde ise kimsenin bilmediği ağır bir sır vardır.
Köy halkı zamanla onu bağrına basarken, ihtiyar adam geçmişin izlerini Deveboynu'nun rüzgârlarında aramaktadır. Fakat onun gelişi yalnızca kendi hikâyesini değil, köyde yaşayan insanların kaderini de yavaş yavaş değiştirecektir.
Bir yanda suskun ve derin bir aşkın içinde savrulan Hasan ile Fatma...
Diğer yanda geçmişle hesaplaşan gizemli bir yolcu...
Dağların kekik kokusuna karışan türküler, eski radyolardan yükselen hüzünlü ezgiler, köy gecelerinin sessizliği ve insan ruhunun en saf hâli...
Bu roman; aşkın, sabrın ve insanın kendi içine yaptığı uzun yolculuğun hikâyesidir.