"Kadın olmak belki de açık bir yarada kendini ortaya koymaktır," demişti Valencialı bir şair Amparo Amaros. "Şair kadın" olma durumu hakkında bir fikir vermeli bu açıklama.
Şairlik durumunu bilirim; öznelliği edinmek, giyinmek, onu eğitmek ve tarihselleştirmek. Zordur. Kadın için çok daha zordur. Heteronormatik düzene rağmen bunu nasıl yapacaktır?
Suzan Yörük, bu zorlu yolda, günün nevrotizmini; oradaki imgeleri, kendi kimliğini daha doğru bir şekilde keşfetmesine ve onu ifade etmesine olanak tanıyan yapıcı bir strateji için ilk adımı atmış durumda. Kitaptaki ilk şiirlerdeki distopik hava, burada ayrı bir kaldıraç gibi. Bence bunu sürdürmeli; "öteki"den öteki haberler almaktan korkmamalıyız.
Bir de ne var; gündelik yaşamın sıradanlığının (günün nevrotizmi) doğanın ilkel gücüyle yan yana getirilmesi. (Bunun, modern şiirin bizi derinden sarsan marifetlerinden biri olduğunu belirletelim.) Kitaptaki kimi şiirler bu yolda beklenti oluşturuyor.
Adnan Özer