Bu kitapta, yalnızca kocaman dişleri ve korkutucu kükremeleriyle değil; korkan, cesaret eden, arkadaşlık kuran, hata yapan ve yeniden denemeyi öğrenen dinozorlarla tanışacaksın. Kuruyan nehir yataklarında su arayanlar, buzlu geceleri birlikte aşanlar, gökyüzünün kızardığı günü unutamayanlar ve küçücük bedenleriyle kocaman dünyayı yeniden keşfedenler... Her öykü, aslında bizim hayatımızdan da bir parça taşıyor.
Sayfaları çevirirken, dinozorların ayak izlerini yalnızca toprakta değil, yüreğinde de hissedeceksin. Çünkü bu hikâyeler, geçmişin çok uzak zamanlarından bize sabrı, cesareti, paylaşmayı ve doğayı dinlemeyi fısıldıyor. Şimdi, hazır mısın? Dinozorların ilginç dünyasına doğru sessizce, ama merakla adım atalım...