Romanlarında bireyi hep toplumsal gerçekler içinde ele alarak inceleyen, birey-toplum çatışmasını ruhsal çözümlemelerle irdeleyen Erhan Bener, Böcek'de bu anlayışın doruğuna yükseliyor.
1980 öncesinde, Ankara'da, kendisini birdenbire toplumsal çalkantıların tam orta yerinde bulan, ruhsal dengesizliğinin bunalımlarııyla kıvranan, mesleği gereği insanların hep pis yönleriyle uğraşmak zorunda olan ve ister istemez onlarla benzeştiğini fark eden bir insanın, hamamböceklerine karşı duyduğu insafsız tiksinti...