VEBA ÖYKÜLERİ, tarihin en acı çığlıklarına tanıklık eden, kepenklerin içten süngülendiği zamanlarda insanın küçük ışıklarını kayda geçiriyor. Floransa'dan Şam'a, Dublin'den Kahire'ye; sirke taşları, lazaret kapıları, yağmur defterleri, şifa desenleri ve söz haritaları bu sayfalarda birer tanıklık olur.
Bu öyküler, ölümün gölgesinde bile hayatın ince işini gösterir: paylaşılan bir ekmek ucu, penceredeki ikon, gölgeliğe gerilmiş bir bez, bir çocuğun avcuna gizlenmiş düğme... Her öykü, tarihin ansiklopedisi değil; vicdanın atlasıdır küçük işaretlerle büyük yönler veren.
Veba yalnızca bir hastalık değil, birlikte yaşamanın sınavıydı. Bu kitap, o sınavdan kalan notları okura emanet ediyor. Kapı eşiğinde bir an durun; adları, kokuları, rüzgârı içinizden geçirerek okuyun.