Vücudumuz, kusursuz bir orkestraya benzer: Hücreler notaları, organlar enstrümanları, sistemler ise bölümleri çalar. Şef sensin. Ne kadar dengeli beslenir, su içer, hareket eder, uyursan, müzik o kadar berraklaşır. Bu yolculukta öğrendiğin her başlık kalbin pompasından bağırsakların tüycüklerine, nöronların kıvılcımlarından böbreklerin süzgecine sana bir şey fısıldıyor: "Bana iyi bakarsan, ben de sana güç, sevinç ve merak veririm." Sağlık; "mükemmel olmak" değil, küçük akıllı seçimleri çoğaltmaktır. Ellerini yıkadığında, dişlerini fırçaladığında, kaskını taktığında, ekran molası verdiğinde gelecekteki kendine hediyeler verirsin. Yanlış yaptığın günler de olur; sorun değil. Orkestra bazen aksar ama şef notaları toparlamayı bilir: Derin bir nefes, küçük bir plan ve yeni bir adım... Hepsi yeter. Vücudunu tanıdıkça korkuların yerine bilgi ve özgüven gelir. Aynadaki yüz sadece bir görüntü değil, içerideki muhteşem fabrikanın bayrağıdır. Ona gülümse; çünkü o gülümseme, içinizdeki milyonlarca hücreye "Aferin, devam!" diyen bir kıvılcımdır